Sadeleşmeye Nereden Başlanır?
- Selen Baranoğlu
- 16 Mar
- 5 dakikada okunur
Sadeleşmeye nereden başlanır sorusu hayatını sadeleştirmek isteyen birçok insanın sorduğu ilk sorulardan biridir. Ve işte gelsin itiraf: Ben de hayatımı sadeleştirmek isterken en çok bu soruda takıldım.
Bir zamanlar evim tıka basa eşya doluydu ve bunu kendim tercih etmiştim ama bu doluluk içinde kendime ait bir alanım yoktu. Takvimim de gayet doluydu; bir yandan iki küçük çocuk, bir yandan tam zamanlı akademisyenlik, bir yandan tam zamanlı annelik, ev işleri, organizasyon... ama gelin görün ki o takvim içinde kendime ayrılan bir zaman dilimi yoktu. Öte yandan zihnim de doluydu ama yine o doluluk kendimle ilgili değil, başkalarının işleriyle ilgiliydi.
Bir şeylerin artık "çok fazla" geldiğini hissediyordum ama "neyin fazla olduğunu" tam olarak söyleyemiyordum.
Haliyle ben de herkes gibi ilk olarak temiz bir sayfaya "hedeflerim" başlığı altında bir liste yaparak başladım. Alt alta sıraladım yapmak istediklerimi. Sonra hemen yeni ajandalar satın aldım; şöyle en renkli ve güzellerinden. O ajandanın sayfalarına motivasyon cümleleri yazdım güzel kalemlerle. Ardından sürekli duyduğum zaman yönetimi tekniklerini denedim; saat kurdum kitap okumak için. Gece gözümden uyku akarken kendimi zorlayıp rutinler oluşturmaya çalıştım.
Peki işe yaradı mı tüm bunlar?
Kocaman bir HAYIR!

Kısa süre sonra aynı noktaya döndüm.
Sonra bir gün çok basit ama çok güçlü bir farkındalık geldi: Mesele var olan hayatımın içinde kendime alan açmaya çalışmak değildi, çünkü bu mümkün değildi zaten. Bir su bardağının içine bir sürahi su koyamazsınız. Asıl mesele, var olan hayatımın gereğinden fazla dolu olmasıydı. Ve bir şeylerin bırakılması gerekiyordu.
İşte o noktada sadeleşme benim için bir trend ya da estetik tercih değil, gerçek bir hayat kurtaran çözüm haline geldi. Benin hayatımı basitleştirmem gerekiyordu ve bunu da sadeleşerek yapabilirdim. Hepsi bu.
Lakin gel gelelim, sadeleşme maalesef yazıldığı gibi okunsa da okunduğu gibi uygulanamıyor çünkü burada gerçek bir sistem var. Ben o sistemi deneyip yanılarak, yapıp bozarak keşfettim ve bunu bir çerçeveye oturttum.
O sistem ilk olarak hepimizin merak ettiği şu soruyla başlıyor:
Sadeleşmeye nereden başlanır?
Bu yazıda sadeleşmeye başlamak isteyen birçok insanın yaşadığı bu kafa karışıklığını konuşacağız. Özellikle şu konulara değineceğim:
Eğer siz de hayatınızı sadeleştirmek istiyor ama nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız, bu yazı size bir başlangıç perspektifi sunabilir.
Sadeleşmeyi İstemek Sadeleştirmez
Hayatını sadeleştirmek isteyen insanların çoğu benim de takıldığım noktalarda tökezler ilk olarak. Evet, bir şeylerin fazla olduğunu hissederiz ama nereden başlayacağımızı bilemeyiz.
Sonra genellikle şu yöntemleri deneriz:
Evde büyük bir düzenleme yapmak
Dolapları boşaltmak
Yeni ajandalar ve depolama kutuları almak
Daha verimli olmaya çalışmak
Bunların bazıları gerçekten bir süreliğine işe yarar ama kısa süre sonra hayat yeniden aynı yoğunluğa döner çünkü sadeleşme sadece eşyaları azaltmak ya da kalabalıkları göz önünden kaldırmak değildir.
Eğer yaşantımızın yalnızca görünen kısmını değiştirirsek, bu bir müddet rahatlatır ama görünmeyen yükler aynı kaldığı için bir süre sonra hayat yeniden eski haline dönmeye başlar. Yukarıda anlatttığım gibi aynen benim için de bu böyle oldu.
Burada ayrıt edilmesi gereken en önemli nokta "istemenin başarmak olmadığı" gerçeği. Sıkışık hayatlarımızı hafifletmeyi hepimiz istiyoruz ama sadece istemek o hafifliği getirmiyor. Aynı şekilde sadece görünen kalabalığı azaltmak da çözüm değil.
Sadeleşme sistemini hayata geçirmeden önce mental olarak bu konuda kendimizi hazırlamamız gerekli belki de: Sadeleşmek konfor alanını bırakmakla başlar. Yani hep devam ettirdiğimiz aynı alışkanlıkları sürdürerek hayatımız hafiflemeyecek.
Önce bunda bir anlaşalım.
Güzel.
Şimdi sonraki adım...

Sadeleşme Üç Katmanda Gerçekleşir
Hayatı hafifletmek, kaostan çıkmak, kendine alan açmak için yaşamı sadeleştirmek sadece fiziksel alanla ilgili değildir ama fiziksel alan bunun bir parçasıdır.
Yaşamda sadeleşmede üç farklı katman birbiriyle bağlantılıdır.
1. Fiziksel Alan: Eşyalar
En görünür katman budur. Evimizdeki eşyalar, dolaplarımız, çekmecelerimiz… Bunların hepsi günlük hayatımızın bir parçasıdır ama eşya yalnızca fiziksel bir nesne de değildir. Zaten bu alandaki en büyük zorlanma bu gerçekle başlıyor. Eşyalar çoğu zaman bir alışkanlığı, bir duyguyu ya da bir kimliği de taşır. Örneğin yıllardır giymediğimiz bir kıyafeti dolapta tutmamızın sebebi sadece o kıyafet olmayabilir. Belki de “bir gün lazım olur” düşüncesinin arkasındaki korkudur.
2. Zihinsel Alan: Düşünceler
Sadeleşmenin ikinci katmanı zihindir. Birçok insanın zihni aslında dolu değildir, dağınıktır. Zaten zihnin boş olması çok da istenen bir şey değil, buradaki asıl mesele zihnimizin kontrolümüzde olmasıdır.
Geçmiş konuşmalar, yapılacak işler, ertelenmiş kararlar, geleceğe dair senaryolar… Zihnimizde sürekli dönen bir düşünce akışı vardır. Bu da sürekli bir yorgunluk hissi yaratır.
Zihinsel sadeleşme, düşünceleri tamamen durdurmak değildir. Onları fark edebilmek ve hangilerinin gerçekten önemli olduğunu ayırt edebilmek demektir.
3. Görev ve Sorumluluklar
Üçüncü katman ise çoğu zaman en görünmez ama en ağır olanıdır. Üstlendiğimiz görevler ve sorumluluklar. Bu alanın içinde artık sadece kendimizle ilişkimiz yoktur, çevremizle kurduğumuz ilişkiler de vardır.
Bazen fark etmeden başkalarının yüklerini taşırız. “Ben yapmazsam olmaz”, “aman ben halledeyim” gibi düşüncelerle birçok işi üstleniriz. Bir süre sonra da şunu fark ederiz: Hayatımızda gerçekten bize ait olmayan birçok yük var. Ve sadeleşme bu yükleri fark etmeyi de içerir.
Katmanların Birbirleriyle İlişkisi
Bu üç katman aslında birbirine bağlıdır ve işte benim bahsettiğim sistem burada başlar.
Mesela birçok insan sadeleşmeye eşyadan başlar. Bu kötü bir başlangıç değildir ama çoğu zaman tek başına yeterli olmaz.
Dolabı sadeleştirirsiniz ama alışveriş alışkanlığı değişmezse dolap yeniden dolar.
Takvimi düzenlersiniz ama her gelen talebe “evet” demeye devam ederseniz yapılacaklar yeniden birikir.
Zihninizi rahatlatmak istersiniz ama ertelenmiş işler hâlâ bekliyorsa zihinsel yükler tekrar geri gelir.
Bu üç katman birbirini besler.
Zihinsel katman, fiziksel katmanı etkiler. Örneğin zihnimizde sürekli “bir gün lazım olur” düşüncesi varsa, evdeki eşyaları bırakmak zorlaşır. Fakat evdeki eşyalarla ilişimizi gördükten sonra zihinsel kalıplarımızı da bırakabiliriz.
Fiziksel alan ise zihni etkiler. Kalabalık bir ortamda yaşamak, fark etmesek bile zihinsel bir gürültü yaratır.
Davranış ve sorumluluk katmanı da zihinsel alanı etkiler. Sürekli üstlendiğimiz görevler arttıkça zihnimiz daha kalabalık ve dağınık hale gelir.
Yani bir katmanda yaptığımız değişim diğer katmanlara da yansır.
Bu yüzden sadeleşmeye yalnızca eşya düzenleme olarak bakmak çoğu zaman yeterli olmaz. Ben yıllardır sadeleşme üzerine çalışırken şunu fark ettim: Hayatta gerçekten kalıcı bir sadeleşme için üç alan birlikte ele alınmalıdır. Fiziksel alan, zihinsel alan ve görev–sorumluluk alanı.
Ben buna sadeleşmenin üç katmanı diyorum. Sadeleşme, bu katmanların birbirini nasıl etkilediğini fark ettiğimizde gerçekten kalıcı hale gelir.
Ne kadar eşya tuttuğumuz, zihnimizde neleri taşıdığımız ve hangi sorumlulukları üstlendiğimiz… Bunların hepsi aynı sistemin parçalarıdır. Tam da bu yüzden sadeleşme yalnızca temizlik yapmak değil, hayatla kurduğumuz ilişkiyi yeniden düzenlemek anlamına gelir. Yaşamda sadeleşme eğitimimin uzun soluklu ve yavaş ilerleyen bir eğitim olmasının sebebi de bu çünkü bu sistem tüm hayatımızı istediğimiz noktadan dönüştürür.
Sadeleşmeye Nereden Başlanır? En İyi İlk Adım
Dönüşüm kelimesi geçince pek çok kişi birkaç adım geri gider çünkü bunun çok zor olduğunu, günlük hayatta karşılık bulmayacağını ve başlı başını büyük bir adım olduğunu düşünür.
Güzel haber: Yaşamda sadeleşme dönüşümünü verdiğim 3 katmanlı sistemle uygularsanız zorlanmazsınız. Bu sistem günlük hayatta karşılık bulur ve küçük adımlarla ilerler.
Eğitime katılmadan önce kendi adımlarınızı test edebilir ve küçük değişimlerin mucizevi sonuçlarını görebilirsiniz.
Örneğin:
küçük bir alan seçmek
tek bir alışkanlığı fark etmek
üstlendiğimiz küçük bir yükü görmek
Büyük değişimler bu küçük farkındalıklarla başlar ve sadeleşme böyle ilerler. Bunlardan birini seçip bir süre sadece o seçiminiz için çabalamak mutlaka sonuç verecektir.
Sadeleşmek tek seferlik bir temizlik değildir. Bu daha çok bir yön seçmektir.
Hayatta neyin gerçekten önemli olduğuna bakmak ve enerjimizi oraya yönlendirmek.
Fazlalıkları azaltmak, alan açmak ve daha bilinçli seçimler yapmak.
Küçük Bir Başlangıç Daveti
Eğer siz de sadeleşme yolculuğuna başlamak istiyor ama bir zamanlar benim hissettiğim gibi nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız, yalnız değilsiniz.
Bu yüzden sadeleşmeye başlamak isteyenler için hazırladığım Sadeleşme Yolculuğu Başlangıç Kiti adlı bir PDF rehber var. Bu rehberde sadeleşmenin ilk adımlarını daha sistemli bir şekilde ele alıyorum ve başlangıç için pratik bir yol haritası paylaşıyorum. Uygulamalara biraz zaman ayırırsanız, hayatınızda yavaş yavaş hafiflemeye başlarsınız.
Eğer sadeleşmeye daha rehberli bir başlangıç yapmak isterseniz de, Sadeleşme Yolculuğu Başlangıç Kiti PDF rehberini de kapsayan ve buna ek olarak her katman için kayıtlı videolardan oluşan rehberli başlangıç kursuna da göz atabilirsiniz.
Daha derin bir dönüşüme hazır olanlar için ise tüm bu katmanları birlikte ele aldığımız canlı olarak ilerleyen 6 haftalık Yaşamda Sadeleşme eğitimi mevcut (senede iki kere açılıyor şimdilik).
Nereden başlayacağınızı seçmek size kalmış. Ama her şeyden önce kendinize sadece şu soruyu sorun: Hayatımda gerçekten bana hizmet etmeyen ama hâlâ taşıdığım bir şey var mı?
Cevabınız yönünüzü belirler.




Yorumlar