

Kitaplarım
Yıllardır sadeleşme, dönüşüm, zihinsel netlik ve insanın özüyle bağlantısı temalarında yazıyor; yaşamı daha hafif ve anlamlı kılmak isteyen okurlarla buluşuyorum. Aşağıda bugüne kadar yayımlanan kitaplarımı görebilirsiniz.
* Kitaplarımı online satın almak için aşağıdaki sayfaları ziyaret edebilirsiniz.
* İmzalı kitaplar için lütfen Mağaza bölümünü ziyaret edin.

“Dünyanın tüm alışveriş merkezleri cebimizde geziyoruz artık. Bir kredi kartı ve bir akıllı telefonla, istediğimiz an istediğimiz her şeye ulaşabiliyoruz. Peki bunun sonucunda ne oluyor? Çok basit; hastalanıyoruz. Bunun adı da aşırı tüketim hastalığı ve bana kalırsa günümüzdeki en tehlikeli hastalık boyutuna çoktan geldi bile. Fakat çoğumuz bu tehlikenin henüz farkına varamadık.”
Tüketim kültürünün perisi, tükettikçe özel olacağımızı fısıldıyor kulağımıza, “imaj her şeydir” diyor. Daha özel, daha güzel, daha güçlü, daha ayrıcalıklı olmak için tüketiyoruz; vitrinlerin, neonların göz alıcı ışıltısında birörnek renklere büründüğümüzü fark etmiyoruz bile… Tükettikçe mutsuzlaşıyoruz, sosyal medyadaki aksimiz tam tersini söylese de… Yalnız kendimizi değil, doğayı, tekmil canlıları da yok ediyoruz.
Durma Çabala hareketinin öncüsü Selen Baranoğlu, aşırı tüketim hastalığının teşhis ve tedavi yöntemlerini sunduğu bu kitapta, hem bireysel hem küresel anlamda iyileşmenin reçetesini veriyor.

Geçmiş bir daha ayak basmayacağımız uzak bir ülke midir? Yoksa bizi var eden, büyüten, besleyen, kimi zaman acıtan kimi zaman yaralarımızı saran anayurdumuz mudur? Dizkapaklarımızdaki çocukluk sızısını, bazen boşluğu tutan elimizi, kırılan kalbimizi, suya düşen hayallerimizi, olmamışlıklarımızı, yaşanmamışlıklarımızı ardımızda bırakıp kendimizi var edebilir miyiz? “Geçmiş benim” demeden güçlü olmak mümkün mü?
Selen Baranoğlu öyküler üzerinden, en gizli yaralarımızla söyleşiyor, bizi biz yapan, güçlendiren, her adımda daha insan kılan yaralarımızla. Çünkü, şairin de dediği gibi
Bazı Yaralar Yararlıdır.

Her eşya kendi stresini de beraberinde getiriyor. İşin aslı, eşyaya verdiğimiz önem ve değer arttıkça sahip olduğumuz o eşyalar bizi ve hayatımızı ele geçirmeye başlıyor. Hareketlerimizi yönlendiriyor, bütçemizi zorluyor, zamanımızı çalıyor, enerjimizi harcıyor. Kısacası, sahip olduklarımız bize sahip olmaya başlıyor. Zaten bütün problem de bu noktada ortaya çıkıyor.
Evdeki fazla eşyaları daha düzenli tutabilmek için dekoratif uygulamalar ya da fazlalıkları göz önünden kaldırmak için ideal depolama yöntemleri yok bu kitapta. Tam aksine işe yaramayan ya da kullanmadığın eşyalardan neden kurtulman gerektiğiyle ilgili öneriler var. İlk kitabı Basit ve Mutlu Yaşam’da az eşya ile mutlu bir hayat yaşamanın sırlarını okuyucularıyla paylaşan Selen Baranoğlu, yeni kitabında sade bir hayat kurmanın ve sürdürmenin ipuçlarını örneklerle anlatıyor.
Baranoğlu’nun söylediği gibi mutlu olmak için daha fazlasına sahip olmaya değil, öncelikle sahip olduklarımızın kıymetini bilmeye ihtiyacımız var.
Unutmayın, küçük şeyler büyük farklar yaratır.

Dünya bize yer açsın isteriz, oysa dünyaya yer açması gereken bizizdir. Etrafımızdaki eşya kalabalığından, tıka basa dolu dolaplardan, ağırlığı taşıyamayan raflardan, yalnızca bir adımlık yer kalmış odalardan ve zihinsel yüklerimizin kalabalığından dünya sızamaz içeriye. Hayatın adımları eşikte kalır. Onu buyur edip alsanız içeriye, sadeliğin ortasında söyleşseniz hayatla, kendi sesinizi de duyacaksınız.
Nasıl mı?
Selen Baranoğlu, bugüne kadar binlerce okura ulaşan Basit ve Mutlu Yaşam'da bunun yöntemini anlatıyor. Haydi hayatı ve mutluluğu alın içeriye, eksildikçe çoğalacaksınız.

Çok yakında...

Sana bir sır vereyim mi? Şşşt, çok sessiz ol. Bu satırları dedemlerin yazlığındaki odamda, yatağın altında yazıyorum. Biz çocuklar var ya, yetişkinlerin düşündüğünden çok daha zekiyiz. Yoksa bu kitap elinde olmazdı. Yetişkinlerin içinden çıkamadığı problemlere çözüm bulmak bizim işimiz. O yüzden SIKINTI YOK. Kafa kafaya verdik mi kimse önümüzde duramaz. Dünyayı da güzelleştiririz, çevreyi de koruruz, hayvanlara da bakarız, iş de kurarız, eğlence de yaparız… Ohooo, biri bizi durdursun. Neyse, tüm bunlar ve daha fazlası bu kitabın içinde. Çaktırma.



